Fetal kan kaybına bağlı konjenital anemi

Anne karnında kan kaybına bağlı olarak doğumdan sonra ortaya çıkan kansızlıktır.

Prematürite anemisi

Erken doğan bebekte görülen kansızlık.

Otoimmün hemolitik anemi

Vücudun kendi kırmızı kan hücrelerine karşı bağışıklık sistemi elemanları üretmesi sonucunda kan hücreleri yıkılır. Kırmızı kan hücresi sayısı azalır.

Kansızlık (Anemi)

Hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre dünya sağlık örgütü tarafından kabul edilen kriterlerin altında kalmasıdır. Bu kriterler erişkin erkeklerde 14 g/dL, kadınlarda 12 g/dL nin altı kabul edilir. 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL nin altı anemi olarak kabul edilir.

En sık rastlanan anemi nedenleri demir eksikliği anemisi, folik asit eksikliği anemisi, B12 Vitamin eksikliği anemisidir. 




Aplastik anemi

Kan kök hücrelerinin kemik iliğinde baskılanması sonucunda kan hücrelerinin yapımında meydana gelen azalmayla seyreden bir hastalıktır. Kişinin bağışıklık sistemi kendi kan hücrelerine saldırır. 


Klinik bulguları ve belirtileri: kırgınlık, halsizlik hissi, solukluk, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, kolay morarma, vücutta küçük kırmızı lekeler, kendiliğinden kanama, durdurulması zor kanamalar, vücutta uzun süren morluklar, sık enfeksiyon geçirme. 

Demir eksikliği anemisi

Vücutta demir eksikliği sonucu gelişen kansızlık hastalığıdır. En sık görülen beslenme eksikliğidir.


Üç şekilde ortaya çıkabilir: 
- Demir ihtiyacının artması: Büyüme çağı, gebelik, emzirme dönemi
- Demir kaybının artması: Mide-barsak sisteminden kanamalar, sık kan verme, adet kanamasında artış, kan hastalıkları, kanama bozuklukları
- Yetersiz demir alımı: Demirden fakir beslenme, demirin bağırsaktan emilememesi

Belirti ve bulgular:
Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma, kabızlık, cilt kuruluğu, tırnaklarda incelme, saç dökülmesi ,solukluk, ağız kenarında çatlaklar, kalp atışlarında hızlanma, dalak büyüklüğü. 

Hemolitik anemi

Kırmızı kan hücrelerinin normal ömürlerini tamamlamadan önce yıkıma uğramaları sonucunda ortaya çıkan hastalık. 


Solukluk, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, baş ağrısı gibi diğer kansızlık çeşitlerinde de görülen bulgularla birlikte; sarılık ve karın üst bölgesinde ağrı şikayetleri görülür. 

Sideroblastik anemi

Kemik iliğinde normal sağlıklı kırmızı kan hücresi üretimi yerine sideroblast adı verilen halka şeklinde hücreler üretilmesiyle seyreden bir hastalıktır.

Vitamin B12 eksikliği anemisi

Vücutta yetersiz B12 vitamini ya da Kobalamin eksikliğine bağlı kansızlık hastalığıdır.

Akdeniz Anemisi

Tıp dilinde ‘’Beta Talesimi’’ olarak bilinen Akdeniz anemisi, anne veya babadan çocuğa geçen bir kan hastalığıdır. Akdeniz ülkelerinde yoğun olarak görüldüğü için bu adı alan hastalık; tedavi edilmediğinde hayat süresini önemli derecede etkileyen bir hastalıktır.

Akdeniz anemisi olan çocuk doğduğunda normaldir. Belirtiler genellikle 5-6. aylarda ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde çıkan belirtiler genellikle demir eksikliği kansızlığı ile karıştırılarak yanlış tedavi uygulanmaktadır. Dalak ve karaciğer büyümesine bağlı olarak karın da büyümektedir. İştahta azalma, gelişimde sıkıntılar, burun kökünde çökme, elmacık kemiklerinde belirginleşme gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Erken tanı ile yüz şeklinde değişme olmadan tedavi etkili olmaktadır.

Akdeniz anemisinde ana etken anne veya babadan çocuğa aktarılan hastalık genleridir. Kanda yer alan ve oksijen taşıma işlevi gören hemoglobin; molekülünün ve globülin olarak iki bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerdeki kusurlardan dolayı hastalık ortaya çıkmaktadır. Bu hasarlı genler anneden veya babadan geçer. Anne veya babadan geçen genlerden biri değişikliğe uğramışsa çocuk taşıyıcı, ikisi birden değişime uğramışsa çocuk hasta olmaktadır.

Akdeniz anemisine neden olan genleri taşıyanlar ve eşlerden birinde hastalığa sebep olan genlerin olması yeni doğacak olan çocukların akdeniz anemisi olma riskini artırmaktadır.

Akdeniz anemisi tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği, enfeksiyon hastalıklarına yatkınlık gibi komplikasyonlar meydana gelmektedir. Bunun yanında tedavi sonucunda kalp ve karaciğerde hasar, aşırı demir yüklemesi gibi komplikasyonlar meydana gelmektedir.

Bebeklerde özellikle 5 ve 6. aylara dikkat edilmelidir. Karında şişme ve iştahta azalma gibi durumlarda doktor kontrolü için randevu oluşturulmalıdır. Hasta veya taşıyıcı olduğunu bilen ailelerde çocuklarında hastalık olup olmadığını anlamak için birtakım testler yapılmaktadır. Tam kan sayımı ve hemoglobin elektroforezi tetkiki ile tanı rahatlıkla konulmaktadır.

Akdeniz anemisinde birtakım ilaç tedavisi uygulanmaktadır.  Düzenli kan nakli ve demir uzaklaştırıcı ilaçlar tedavide önemli bir rol oynamaktadır. Ancak tedavide oldukça dikkatli olunmalıdır. Yanlış tedaviler hastanın yaşam kalitesini ve süresini önemli derecede etkilemektedir. Nakil sonucunda hastada demir birikmesi olmakta ve kalp, böbrek, şeker hastalığı ve gelişim bozukluğu gibi sorunlar yaşanmaktadır. Bu yüzden hasta 3 yaşına geldiğinde haftada en az 5 gün pompa yardımı ile deri altı infüzyonu ile ilaç tedavisi uygulanmalıdır.

Akdeniz anemisi olan hastaların doktor kontrolleri aksatılmamalı, ilaç kullanımına dikkat edilmelidir. Tedaviyle birlikte demir birikmesine karşı beslenmede demir bakımından zengin olan besinlerin tüketilmesinde doktor görüşü alınmalıdır. Bunun yanında taşıyıcı olan hastalar eş seçiminde bu durumu göz önünde bulundurmalıdır.

Anemi

Halk arasında kansızlık olarak da bilinen anemi, vücutta kırmızı kan hücresi içindeki hemoglobin yoğunluğunun belirlenen değerin altında kalmasıdır. Bu değer Dünya Sağlık Örgütü tarafından erişkin erkeklerde 13 g/dL, gebe olmayan kadınlarda 12 g/dl, gebe kadınlarda  11g/dl  6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL olarak belirlenmiştir. Bu değerin altında kalanlar anemi hastası olarak tanımlanmakta,  sebebine yönelik araştırma yapılıp kesin nedeni bulunduktan sonra da  tedavilerine başlanmaktadır.

Anemi  bir bulgudur  hastalık değildir. Fakat pek çok hastalığa bağlı anemi gelişebilir. Aneminin en açık belirtileri arasında halsizlik, çarpıntı  çabuk yorulma, sürekli uyuma isteği ve baş dönmesi, göz kararması gelmektedir. Bunun yanında merdiven ve yokuş çıkmada zorlanma, nefes nefese kalma, unutkanlık, üşüme, güçsüz ve kolay kırılan tırnaklar, saç dökülmesi, dil ve dudakta oluşan yaralar ise diğer belirtiler arasında gelmektedir.

Aneminin çeşitlerine göre de sebebi değişmektedir.  Yapım bozukluğu ( Genetik kökenli, ya da  sonradan oluşan)   alım eksikliği ( Kan hücrelerini yapımında kullanılacak  demir B12 folik asit gibi maddelerin alımının yetersizliği) emilim bozukluğu(hastalıklara ya da ameliyatlara bağlı olarak )  Anemi türlerinden toplumda en sık görülen tiplerden biri de demir eksikliği anemisidir. Demir eksikliğinin sebepleri arasında yetersiz demir alımı,  vücuttan normalin üzerinde olan demir kaybı, ( aylık vajinal  kanamasının normalden  fazla olması  ya da sindirim sisteminden ülser kanser gibi sebeplere bağlı kayıp olması ), demir emilim problemi (hastalıklara veya  geçirilmiş ameliyatlara bağlı olarak ) sayılabilir.
Bunun yanında hızlı büyüme ve gebelik de anemiye neden olabilir.

Başta gebeler ve çocuklar anemide risk faktörü oluştururken ilk adet kanamasını geçiren genç kızlar, alkol kullananlar, sürekli ağrı kesici ilaç kullananlar, dengesiz beslenenler ve vejetaryenler diğer risk grupları arasında gelmektedir.

Anemi hastalarda kalp ritmi ile ilgili görülen problemler, buna bağlı olarak kalp yetmezliği ve daha pek çok komplikasyon oluşmasına neden olmaktadır. Anemi belirtilerini hissettiğinizde vakit kaybetmeden doktor randevusu oluşturmalısınız. Randevu öncesinde sürekli kullandığınız ilaçları, uyguladığınız beslenme programını ve şikâyetlerinizi not edebilirsiniz.

Doktorun yaptığı fizik muayene ve aile geçmişi ile ilgili sorduğu sorularla anemi şüphesi kuvvetlenmektedir. Bu noktada kan tahlili, kan sayımı ile anemi tanısı kolaylıkla konulmaktadır. Anemi tedavisinde öncelikle aneminin nasıl geliştiğine bakılmakta ve ona göre bir tedavi programı oluşturulmaktadır. Eğer bir demir eksikliği anemisi saptanmışsa bebeklerde demir içeren şurup veya damla kullanılırken yetişkinlerde ağızdan alınan demir ilaçları kullanılmaktadır.

Demir eksikliği anemisi olan hastaların doktorun uygun gördüğü sürece demir ilaçlarını kullanması ve demir emilimini bozan süt, çay ve kepekli gıdaların demir ilaçları ile birlikte alınmaması gerekmektedir. C vitamininden zengin portakal suyu gibi emilimi arttırıcı besinlerle birlikte alınabilir. Bunun yanında  kırmızı et, çekirdekli siyah kuru üzüm,  ıspanak ceviz gibi demir bakımından zengin besinleri tüketmelidir.

 

İlgili Uzmanlarımız



İlgili Uzmanlarımız
Uzm.Dr.Mustafa AYDOĞDU
(İç Hastalıkları Uzmanı)

Prof. Dr. Reha ERKOÇ
(Profesör Doktor)

İlgili Branşlar



İlgili Branşlar
İç Hastalıkları (Dahiliye)

SAĞLIĞINIZI YAKINDAN TAKİP EDİN!